Yenilikçi İş Çözümleriyle Sizlerleyiz!

Navi Yayınları

İşletmenin ve Hukukun Ufkunda Hayat

Özgürlüğün ve özgünlüğün gelişimi, minimum devlet maksimum adaletten geçer. Devlet ve iktidarı kutsamadan, hakikatin penceresinden, estetiğin eyleminden ve birlikte yaşamın mesuliyetinden yola çıktığımızda tüm problemler kendiliğinden çözülür. Aslında çoğu kez problemi çözmek için sarf edilen çaba, sorunu büyüten eylem olmuştur. En güzel yaratılan varlık olan insanın güzelliklerinin açığa çıkması onun özgürlüğünün ve özgünlüğünün korunmasıyla mümkündür. Yeni bir hayat paradigması inşa etmek zorundayız. Alarak, tutarak ve koruyarak varlığa ve değere ulaşmanın kültürümüzde karşılık gelmediğini, vererek, paylaşarak, yenileyerek ve özgürleştirerek ve özgün kılarak zenginliğe ve değere ulaşacağımızı bilerek yenilerek bize ait anlayış üretmeliyiz. Dayatılan ve dikte edilen anlayıştan, anlaşılan ve yaşanan anlayışa ulaşmak için yeniden bir bakış üretmeliyiz.


Av.Emir VURAL

Mevlana

Bu çalışma, 13. yüzyıldan günümüze hayatın anlamının ve ebedi hakikatin arayışında olanlara yol göstericilik yapmayı sürdüren Mevlâna Muhammed Celâleddin Rumi'nin 21. yüzyıldaki bir hayranı ve seveni tarafından, o evrensel gönül ikliminin, başta Mesnevi olmak üzere, Fihi Mâ-Fih, Rubailer, Di-vân-ı Kebîr, Yedi Meclis (Mecalis-i Seb'a) ve Mektuplar gibi bilgelik pınarı eserlerinin hukukçu ve yönetici gözüyle okunmasının, incelenrnesinin ve tefekkür edilmesinin ürünüdür.


Doç.Dr. Ergin ERGÜL


SATIŞ SİTESİ
Hukukçu ve Siyaset Bilimci Kimliğiyle İbn Haldun

İbn Haldun (1332–1406) Mukaddime adlı eşsiz eseri ve bu eserinde temellerini attığı “umran” bilimi ile evrensel ölçekte tanınan ve büyük saygı gören bir şahsiyettir. O, kişiliğinde bilim, bilgelik, siyaset ve hukuku kaynaştırmış, çok yönlü ve gelmiş geçmiş en ünlü Müslüman düşünürlerdendir. Düşünürün Mukaddime’de kullandığı ve gözlem, analiz, objektiflik ve eleştiriye dayanan bilimsel yöntem, onun modern çağda benzersiz bir ilgi ve saygı görmesinin başlıca nedenidir. Onun insan, toplum ve medeniyet olgularının formu olarak kurguladığı otorite, iktidar ve devlet anlayışı ile sosyal ve siyasal olguları objektif, gerçekçi ve pragmatik yaklaşımı, düşüncesinin evrenselliğinin, eskimezliğinin ve güncelliğinin ana faktörleri olmuştur.

İnsan hakları kavramını ilk kez günümüzdeki anlamında kullanan bu büyük düşünüre göre toplumsal hayat ve medeniyet ile devlet ve iktidar arasında sıkı bir bağ söz konusudur: Medeniyetsiz bir devlet tasavvur edilemez. Devletsiz ve iktidarsız bir toplum ve medeniyet de imkânsızdır. Medeni toplumun ve devletin devamı hukuk ve adalete bağlıdır. Adaletsizlik, toplumu, medeniyeti ve devleti çökerten, insanlığın yeryüzündeki varlığını tehlikeye atan en büyük insan hakları ihlalidir. Bu çalışma onun özgün ve güncel toplum, devlet ve medeniyet felsefesinin temelinde birey, hukuk, adalet ve insan haklarının yattığını, ölümüs eseri Mukaddime’nin Arapça orijinal metninden günümüz kamu hukuku ve siyaset bilimi terminolojisini dikkate alan alıntılara dayanarak ortaya koymaktadır.


Doç.Dr. Ergin ERGÜL


SATIŞ SİTESİ
Scroll